DOLAR
47,3323
EURO
53,8589
ALTIN
6.168,06
BIST
13.943,87
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
28°C
İstanbul
28°C
Parçalı Bulutlu
Pazartesi Açık
30°C
Salı Parçalı Bulutlu
31°C
Çarşamba Açık
30°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
28°C
SON DAKİKA
Bakan Göktaş, Darülaceze Sosyal Yaşam Şehri’nde kreş açılışına katıldı
Akın’dan Pamukçu-Aslıhantepecik Ovasına Can Suyu
ALTI NOKTA KÖRLER DERNEĞİ’NDEN BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ ÖĞRENCİLERİNE KONFERANS
İsmail Kaya: Bu Fiyatlar Çiftçiye Destek Değil, Açıkça Üretimden Vazgeçin Mesajıdır
TÜRKİYE ENERJİDE ŞAHLANIYOR!
Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın’ın üretimi ve üreticiyi merkeze alan tarım vizyonu doğrultusunda, Balıkesir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (BASKİ) Manyas Ovası’nda 2026 yılı sulama sezonu öncesinde kapsamlı hazırlık çalışmalarını tamamlandı. Balıkesir’in verimli topraklarında tarımsal üretimini sürdüren çiftçilerin suya zamanında ve düzenli şekilde erişebilmesi amacıyla Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Balıkesir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (BASKİ) tarafından kapsamlı bir çalışma gerçekleştirildi. Bu kapsamda sulama kanalları ve iletim hatları sulama sezonuna hazır hale getirildi. Manyas Barajı Regülatörü’nde gerçekleştirilen sezon açılış programına Manyas Belediye Başkanı Ahmet Duru, Manyas Kaymakamı Mustafa Salih Bayram, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Güney Marmara Bölge Koordinatörü Murat Karakoyun, ilgili daire başkanları, yöneticiler ve çiftçi temsilcileri katılım sağladı. ÇİFTÇİ ODAKLI HİZMETLE ÜRETİM GÜCÜ ARTACAK Balıkesir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü’nün yürüttüğü çalışmalar kapsamında, sulama sezonu öncesinde Manyas Ovası Sulama Tesisi’nde bakım ve hazırlık çalışmaları gerçekleştirildi. BASKİ’nin altyapı destekleri sayesinde, tarımın yoğun olarak yapıldığı Manyas’ta sulama sezonunun verimli ve kesintisiz geçmesi için, açık sulama kanallarında makinalı temizlik çalışmaları tamamlandı. Temizlik çalışmalarının ardından gerçekleştirilen yabancı ot mücadelesiyle ana iletim hatlarının sağlıklı ve düzenli su iletimi yapması sağlandı. Kapalı sulama hatlarında ise bakım, kontrol ve teknik inceleme çalışmaları titizlikle yürütüldü. Yapılan çalışmalar sayesinde sulama altyapısının işlevselliği artırılırken, sezon boyunca oluşabilecek olası aksaklıkların önüne geçilmesi amaçlandı. 2 BİN ÇİFTÇİ İÇİN KESİNTİSİZ SULAMA HEDEFİ Manyas Ovası Sulama Tesisi’nden faydalanan yaklaşık 2 bin çiftçinin sulama faaliyetlerini sorunsuz sürdürebilmesi adına tüm teknik ve operasyonel hazırlıklar eksiksiz şekilde tamamlandı. Üreticinin emeğini korumayı öncelik haline getiren BASKİ Genel Müdürlüğü, tarımsal üretime verdiği destekle kırsalda kalkınmayı güçlendirmeye devam ediyor. BAYRAM: “MANYAS’IMIZA HAYIRLI OLSUN” Üreticilerin bol bereketli bir sezon geçirmeleri temennisinde bulunan Manyas Kaymakamı Mustafa Salih Bayram, “Barajımızın kapasitesi şu anda yüzde yüz dolu durumda. Buradan salınan su ile 150 dönüm arazi sulanıyor. Yaklaşık 2 bin çiftçimize hizmet vermekteyiz. Bölge olarak çok güzel bir kış dönemi geçirdik. İnşallah önümüzdeki dönemi de çok güzel bir şekilde geçirerek çiftçimiz için bol bereketli hasat zamanına da kavuşuruz diye ümit ediyoruz. Balıkesir Büyükşehir Belediyemiz ekiplerince buraya toplandık, güzel bir açılış oldu. Manyas’ımıza hayırlı olsun.” dedi. KARAKOYUN: “TARLA YOLLARINI DA YAPIYORUZ” Çiftçilere bereketli bir sezon dileyen Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Güney Marmara Bölge Koordinatörü Murat Karakoyun, “Öncelikle Ahmet Akın Başkan’ımıza bütün çiftçilerimiz adına teşekkür ediyoruz. Sadece su vermekle iş bitmiyor. Bütün tarla yollarını yapıyoruz. En yakın zamanda da çiftçilerimizle buluşturacağız. Allah herkesin bereketini artırsın.” ifadelerini kullandı. DURU: “ÇİFTÇİLERİMİZE BOL BEREKETLİ HARMANLAR DİLİYORUM” Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın’a çalışmalar ve desteklerinden dolayı teşekkürlerini sunan Manyas Belediye Başkanı Ahmet Duru, “Çiftçilerimize hayırlı, bol bereketli harmanlar diliyoruz.” dedi.
Başkan Akın’dan Çiftçiye Güçlü Destek
Kurban Bayramı tatilinde müzelere yoğun ilgi
BAŞKAN MİRZA MÜJDEYİ VERDİ: BANDIRMA’YA SANAT SOKAĞI!
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Bakan Göktaş, Erzincan’da Kadim Değerlerden Modern Yaklaşımlara Türk Dünyasında Kadın ve Aile Sempozyumu’nda konuştu

Bakan Göktaş, Erzincan’da Kadim Değerlerden Modern Yaklaşımlara Türk Dünyasında Kadın ve Aile Sempozyumu’nda konuştu
24.11.2025 09:26

– “Doğurganlık oranlarındaki düşüş, nüfusun yaşlanma eğilimi uzun vadeli demografik riskleri büyütüyor. Günümüzde ortalama hane halkı büyüklüğü 3,11’e gerilemiş durumda. Hanelerin yüzde 57’sinde çocuk yok, 18 yaş altında çocuk yok. Şayet bu şekilde devam edersek, TÜİK projeksiyonlarına göre, önümüzdeki 5 yılda ilkokul çağındaki çocuk sayısı 900 bin azalacak”

– “Aile Enstitüsü ile aile ve demografi alanlarında bilimsel temelli politika süreçlerini yürütüyoruz. Tüm bu çalışmalar bize gösterdi ki aileyi güçlendirmenin yolu toplumun tüm kesimlerini aynı hedef etrafında buluşturan kapsamlı bir seferberlikten geçiyor”

 

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, doğurganlık oranlarındaki düşüşünün ve nüfusun yaşlanma eğiliminin, uzun vadeli demografik riskleri büyüttüğünü belirterek, “Günümüzde ortalama hane halkı büyüklüğü 3,11’e gerilemiş durumda. Hanelerin yüzde 57’sinde çocuk yok, 18 yaş altında çocuk yok. Şayet bu şekilde devam edersek, TÜİK projeksiyonlarına göre, önümüzdeki 5 yılda ilkokul çağındaki çocuk sayısı 900 bin azalacak.” dedi.

 

Bakan Göktaş, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi (EBYÜ) Prof. Dr. Erdoğan Büyükkasap Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen Kadim Değerlerden Modern Yaklaşımlara Türk Dünyasında Kadın ve Aile Sempozyumu’nda yaptığı konuşmada, 24 Kasım Öğretmen Günü’nü kutladı.

 

Türk dünyasının ortak hafızasını, kadim birikimini ve geleceğini güçlendiren çok kıymetli bir ilim ve istişare temelinde bir arada olduklarını ifade eden Göktaş, sözlerini şöyle sürdürdü:

 

“Bu sempozyum, toplumsal değişimi, kültürel sürekliliği, aile vizyonunu ve kadınların toplumdaki yerini, farklı bakış açılarıyla ele almaya imkan tanıyor. Kadınların medeniyetimizdeki yeri daima çok müstesna oldu. Tarihimize baktığımızda, kadınların toplumun her döneminde hayatın içinde yer aldığını ve belirleyici roller üstlendiğini görürüz. Dede Korkut destanlarında kadın, aileyi bir arada tutan temel kişidir. Yine eski Türk devletlerinde kadınlar önemli görev ve yetkiler üstlenir. Gerektiğinde bir asker gibi savaşır, gerektiğinde devlet yönetimine yön veren aklı ortaya koyar. Türk töresinde, kadın ve erkek eşit haklara sahiptir. Bu köklü anlayış, yüzyıllar boyunca varlığını sürdürür. Osmanlı’da kadınlar kurdukları vakıflarla eğitimi, hayır işlerini ve toplumsal düzeni şekillendirdi. Cumhuriyet döneminde ise hayatın tüm alanlarında daha görünür olarak toplumsal ilerlemenin taşıyıcısı haline geldi. Tomris Hatun, Terken Hatun, Fatma Bacı, Gevher Nesibe, Nene Hatun, Safiye Ali, Alev Alatlı… daha nice öncü kadın bu kadim birikimi çağının şartlarını aşan bir cesaret, hikmet ve üretkenlikle bugüne taşımayı başardı.”

 

“Kadınlar ekonomide, siyasette, sosyal hayatta daha görünür ve daha etkin oldu”

 

Göktaş, her bir kadının değerleri geleceğe taşıdığını vurgulayarak, bu yüzden kadınların her alanda güçlü olmasının, tarihin yüklediği ortak bir sorumluluk ve geleceğe dair en büyük güvence olduğunu aktardı.

 

Bu anlayışın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu güçlü vizyonla daha da somut bir zemine kavuştuğunu söyleyen Göktaş, “Bu vizyon doğrultusunda eğitimden sağlığa, bilimden teknolojiye kadar her alanda kadınları güçlendiren kapsamlı politikalar hayat buldu. Kadınlar ekonomide, siyasette, sosyal hayatta daha görünür ve daha etkin oldu. Attığımız kararlı adımlarla kadın-erkek fırsat eşitliğini daha da büyüttük. Sayın Cumhurbaşkanımızın kararlı liderliğiyle bugün Türkiye, kadını kalkınmanın merkezine alan bir devlet aklıyla yoluna devam ediyor. Bizler de Bakanlık olarak, bu vizyonu somut politikalara dönüştürmek için çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz. Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planımız bu kararlılığın sahadaki en güçlü yansımasıdır.” diye konuştu.

 

Eğitimden istihdama, girişimcilikten karar alma mekanizmalarına kadar pek çok alanda projeleri hayata geçirdiklerini anlatan Göktaş, şöyle devam etti:

 

“8 Mart’ta yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile oluşturduğumuz koordinasyon kurullarıyla bu süreci yerelde daha kapsayıcı biçimde yürütüyoruz. Çünkü biliyoruz ki kadının güçlendiği her adım, aileyi de sağlamlaştırıyor. Aile güçlendikçe toplumun huzuru, birliği ve yarınlara olan güveni artıyor. Modern dünyanın hızlı dönüşümü, kadın ve aile politikalarının, bir medeniyet, bir güvenlik meselesi olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Bu anlamda, dijitalleşmeden demografik değişimlere, küreselleşmeden sosyal dönüşüme kadar pek çok başlık, kadını ve aileyi merkeze alan bütüncül politikaları zorunlu kılıyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın takdirleriyle ilan ettiğimiz 2025 Aile Yılı’nın temelinde işte bu anlayış vardır. Çünkü, aileyi ve dinamik nüfus yapısını etkileyen pek çok kırılganlıkla bugün karşı karşıyayız.”

 

“Böyle devam ederse 5 yılda ilkokul çağındaki çocuk sayısı 900 bin azalacak”

 

Bakan Göktaş, modern dünyanın dayattığı hız ve tüketim kültürünün, bugün en çok aileyi hedef aldığını belirterek, “Artan yalnızlık ve bireyselleşme, aile bağlarını zayıflatıyor. Anne-baba rolleri belirsizleşiyor. Dijital çağın kontrolsüz akışı, özellikle çocuklarımız için yeni bağımlılık türlerini ve ciddi güvenlik risklerini beraberinde getiriyor. Aynı zamanda, küresel ölçekte yayılan cinsiyetsizleştirme baskıları, çocukların kimlik gelişimini hedef alan ayrı bir tehdit alanı oluşturuyor. Doğurganlık oranlarındaki düşüş, nüfusun yaşlanma eğilimi uzun vadeli demografik riskleri büyütüyor. Günümüzde ortalama hane halkı büyüklüğü 3,11’e gerilemiş durumda. Hanelerin yüzde 57’sinde çocuk yok, 18 yaş altında çocuk yok. Şayet bu şekilde devam edersek, TÜİK projeksiyonlarına göre, önümüzdeki 5 yılda ilkokul çağındaki çocuk sayısı 900 bin azalacak.” değerlendirmesinde bulundu.

 

Bu nedenle Aile Yılı kapsamında tüm bireyleriyle aileyi ve demografik yapıyı güçlendirecek bütüncül sosyal politikalara hız kazandırdıklarını bildiren Göktaş, şunları kaydetti:

 

“Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Vizyon Belgesi ve Eylem Planı, bu çabamızın stratejik çerçevesini oluşturdu. Eylem planında yer alan hedefler doğrultusunda, kurumsal yapımızı güçlendirdik. Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığında oluşturduğumuz Nüfus Politikaları Kurulu ile uzun vadeli ve sürdürülebilir demografik stratejiler geliştiriyoruz. Aile Enstitüsü ile aile ve demografi alanlarında bilimsel temelli politika süreçlerini yürütüyoruz. Tüm bu çalışmalar bize gösterdi ki aileyi güçlendirmenin yolu toplumun tüm kesimlerini aynı hedef etrafında buluşturan kapsamlı bir seferberlikten geçiyor. Bu kapsamda 81 ilimizde 15 binden fazla etkinlik düzenledik. 1.926 kurumla işbirliği yaptık. Finansal destekler, eğitim programları, kültürel faaliyetler, dijital dönüşüm projeleri gibi pek çok alanda aileyi güçlendiren projeleri hayata geçirdik. Evlenecek gençlere ve çocuk sahibi olmak isteyen ailelere sunduğumuz destekler ile özel indirim avantajları, bu çalışmaların bir kısmıdır. Danışmanlık hizmetlerinde başlattığımız ihtisaslaşma süreci ve çevrim içi danışmanlık uygulamaları da bu kapsayıcı yaklaşımın diğer tamamlayıcı unsurlarıdır. Diğer yandan sosyal risk haritalarımız sayesinde, ihtiyaçları erken dönemde tespit ederek koruyucu ve önleyici hizmetleri sahada daha hızlı ve etkin biçimde sunuyoruz.”

 

“Aile politikalarımızı sınır ötesine taşıyoruz”

 

Tüm aile bireylerini kapsayan bu politikalarla aileyi, sağlıklı, güçlü ve geleceğe güvenle bakan bir toplum temeli haline getirdiklerine işaret eden Göktaş, şunları dile getirdi:

 

“Ayrıca yürüttüğümüz aile diplomasisi ile aile politikalarımızı sınır ötesine taşıyoruz. Bu kapsamda Türk Devletler Teşkilatı çatısı altında, ilk kez Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlar Toplantısı’na ev sahipliği yaparak bu alanda bölgesel bir mekanizma oluşturduk. Bu yıl Haziran’da, Bakü’de, ikincisini gerçekleştirdiğimiz toplantı, Türk dünyasının, aile ve kadın politikalarında aynı değerler etrafında buluştuğunu, güçlü bir birlik ruhu taşıdığını açıkça ortaya koydu. Aile odaklı işbirliğimizin yanı sıra, Türk dünyası kadınlarının ortak bir platformda buluşmalarına imkan verecek bir oluşum için de çalışmalara başladık. Kadınların her alanda güçlenmesine katkı sağlayacak bu yeni yapı ile bilgi ve tecrübelerimizi paylaşacak, ortak değerlerimiz doğrultusunda güç birliği yapacak ve kardeş coğrafyalarla bağlarımızı daha da sağlamlaştıracağız. Sayın Başbakanımız, (Binali Yıldırım) Türk dünyasında bu ortak yürüyüşün en önemli rehberlerinden biridir. Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallar Konseyi’nin ilk başkanı olarak, ülkelerimiz arasındaki kadim istişare geleneğinin çağdaş temsilciliğini yürütüyor. İstanbul’daki zirveyle yapısı güçlendirilen bu Konseyin, Türk dünyasının, sosyal politikalar alanında daha güçlü adımlar atmasına imkan sağlayacağına inanıyoruz.”

 

Göktaş, Türkiye olarak aynı tarihi ve kültürü paylaşan, aynı kökten beslenen Türk devletlerini büyük bir ‘Aile Meclisi’ olarak gördüklerini vurgulayarak, “Tüm bu adımlarla, aile dostu bir ekosistemi Türk dünyasının geleceğine yön veren stratejik bir ortak payda haline getirebiliriz. Bu doğrultuda ‘Aile ve Nüfus 10 Yılı’nı, sadece Türkiye’nin değil kadim bağlarla birbirine bağlı tüm kardeş ülkelerin geleceğine yön verecek ortak bir yol haritasına dönüştürebiliriz. Kadınları hayatın her alanında desteklemek demek, aileyi güçlendirmek ve geleceğimizi sağlam temeller üzerinde yükseltmek demektir. Her iki alanda da yürüttüğümüz politikalar, toplumun bütününü kapsayan güçlü bir sosyal mimarinin inşasına hizmet ediyor. Bu nedenle toplumsal değişim süreçlerini iyi yönetmek durumundayız. Bu uluslararası sempozyumun, tam da bu açıdan büyük bir fırsat olduğuna inanıyorum. Sunulacak her bildiri, aynı zamanda, Türk dünyasında kadın ve aile konularında hepimize yeni ufuklar açacak. Her bir akademisyenimiz, ortak tarihimizin taşıdığı hikmetle, modern dünyanın imkanlarını bir araya getiren somut çözümler sunacak. Bu sempozyumun çıktıları hem ulusal politikalarımıza hem de uluslararası işbirliklerimize önemli katkılar sunacak.” ifadesini kullandı.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.