
Sayın Başkan,
Değerli Milletvekilleri,
Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı Bütçesi üzerine söz almam vesilesiyle, Gazi Meclisimizin manevi şahsında genel kurulumuzu ve tüm vatandaşlarımızı saygıyla selamlıyorum.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın küresel liderliği ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin yüksek mukavemet eşiği, Türkiye’yi, yıllarca terennüm ettirildiği üzere sadece kıtaları birbirine bağlayan bir köprü olma rolünden çıkarmış, birbiri ardına zuhur eden dâhili ve harici sınamaları aşarak, artık bölgesinde merkez, dünya siyasetinde anahtar ülke haline getirmiştir. Ülkemizi yaşanmaz kılmaya çalışan gayrimemnunların ithal ettiği bu öğrenilmiş çaresizlik hali dağıtılarak, son çeyrek asırda Cumhuriyet tarihimizin en önemli demokratik ve ekonomik kazanımları elde edilmiştir. Şüphesiz ki bu vaziyet, temelleri milletin kırmızı çizgilerine dayanan bir stratejiyle ve israftan kaçınıp mizanı gözeten bir bütçe anlayışıyla vücut bulmuştur.
Strateji sadece önceden belirlenen bir amaca ulaşmak için izlenen yol anlamına gelmemektedir. Strateji, yarının dünyasında ekonomik, sosyal ve çevresel dengesizliklere hazır olmakla birlikte, bugün, artan jeopolitik gerilimlere karşı çevik, kıvrak ve atik bir duruş sergileyerek, yeni denge arayışlarına ve köklü dönüşümlere meydan okuma becerisi olarak algılanmalıdır. Aynı şekilde bütçe terimi de sadece ortak gelirlerin ve harcamaların izlendiği bir tablodan ibaret görülmemelidir. Bütçe, kamu kaynaklarını emanet bilinciyle yönetip kul hakkını ve sosyal adaleti gözeten bir irade beyanı olarak değerlendirilmelidir.
İşte bu meydan okuma becerisiyle çelikleşen irade beyanının; geçen çeyrek asırda ülkemizi muasır medeniyete varma yolunda sırtladığı gibi, Türkiye Yüzyılı hedefi doğrultusunda da mihmandarlığımızı yapacağına inancımız tamdır.
Bizler milletimiz adına dertlenip tahrip dalgalarını göğüsleyerek ülkemizi geleceğe taşıyacak sağlam bir altyapı kurmaya gayret ederken, muhteris bedhahlar pusu attıkları dehlizlerde, Türkiye’nin tökezlemesini, ürettikleri yapay krizlerin gölgesinde nefessiz kalmasını beklediler. Hatta bu çevreler, milletin umudunu tahkim etmek yerine, siyasetlerini felaket tellallığı ile yürütmeyi marifet bildiler. Ancak milletimiz, her daim, bulanık sudan medet bekleyenlerin değil, istikbali adına kapasite inşa edenlerin yanında durmayı seçmiştir.
Gazi Meclisimizin, Kıymetli Temsilcileri,
Böyle kadirşinas bir millete, biz de, “Milletin iradesi ve gücü üzerinde başka bir güç tanımadık, tanımıyoruz!” ilkesinden aldığımız ilham ile hizmetkâr olduk. Ve buradan gelen bereketle;
Ve maalesef!
Elhamdülillah!
Üstadın da dediği gibi;
Yokuşlar kaybolur çıkarız düze,
Kavuşuruz sonu gelmez gündüze,
Sapan taşların yanında füze,
Başka âlemlerle farkımız bizim.
Evet! Mensubu olduğumuz medeniyetin en büyük farkımız, sahibi olduğumuz bu müstakil iradenin en değerli hususiyetimiz olduğu bilinciyle bütçemizin hayırlı olmasını diliyor, sevgili Balıkesirli Hemşehrilerime ve sizlerin şahsında Aziz Milletimize şükranlarımı arz ediyorum.