DOLAR
46,0408
EURO
53,0791
ALTIN
6.409,16
BIST
13.694,19
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
27°C
İstanbul
27°C
Parçalı Bulutlu
Pazar Parçalı Bulutlu
28°C
Pazartesi Açık
25°C
Salı Açık
26°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
26°C
SON DAKİKA
Bakan Göktaş, Darülaceze Sosyal Yaşam Şehri’nde kreş açılışına katıldı
Akın’dan Pamukçu-Aslıhantepecik Ovasına Can Suyu
ALTI NOKTA KÖRLER DERNEĞİ’NDEN BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ ÖĞRENCİLERİNE KONFERANS
İsmail Kaya: Bu Fiyatlar Çiftçiye Destek Değil, Açıkça Üretimden Vazgeçin Mesajıdır
TÜRKİYE ENERJİDE ŞAHLANIYOR!
Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın’ın üretimi ve üreticiyi merkeze alan tarım vizyonu doğrultusunda, Balıkesir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (BASKİ) Manyas Ovası’nda 2026 yılı sulama sezonu öncesinde kapsamlı hazırlık çalışmalarını tamamlandı. Balıkesir’in verimli topraklarında tarımsal üretimini sürdüren çiftçilerin suya zamanında ve düzenli şekilde erişebilmesi amacıyla Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Balıkesir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (BASKİ) tarafından kapsamlı bir çalışma gerçekleştirildi. Bu kapsamda sulama kanalları ve iletim hatları sulama sezonuna hazır hale getirildi. Manyas Barajı Regülatörü’nde gerçekleştirilen sezon açılış programına Manyas Belediye Başkanı Ahmet Duru, Manyas Kaymakamı Mustafa Salih Bayram, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Güney Marmara Bölge Koordinatörü Murat Karakoyun, ilgili daire başkanları, yöneticiler ve çiftçi temsilcileri katılım sağladı. ÇİFTÇİ ODAKLI HİZMETLE ÜRETİM GÜCÜ ARTACAK Balıkesir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü’nün yürüttüğü çalışmalar kapsamında, sulama sezonu öncesinde Manyas Ovası Sulama Tesisi’nde bakım ve hazırlık çalışmaları gerçekleştirildi. BASKİ’nin altyapı destekleri sayesinde, tarımın yoğun olarak yapıldığı Manyas’ta sulama sezonunun verimli ve kesintisiz geçmesi için, açık sulama kanallarında makinalı temizlik çalışmaları tamamlandı. Temizlik çalışmalarının ardından gerçekleştirilen yabancı ot mücadelesiyle ana iletim hatlarının sağlıklı ve düzenli su iletimi yapması sağlandı. Kapalı sulama hatlarında ise bakım, kontrol ve teknik inceleme çalışmaları titizlikle yürütüldü. Yapılan çalışmalar sayesinde sulama altyapısının işlevselliği artırılırken, sezon boyunca oluşabilecek olası aksaklıkların önüne geçilmesi amaçlandı. 2 BİN ÇİFTÇİ İÇİN KESİNTİSİZ SULAMA HEDEFİ Manyas Ovası Sulama Tesisi’nden faydalanan yaklaşık 2 bin çiftçinin sulama faaliyetlerini sorunsuz sürdürebilmesi adına tüm teknik ve operasyonel hazırlıklar eksiksiz şekilde tamamlandı. Üreticinin emeğini korumayı öncelik haline getiren BASKİ Genel Müdürlüğü, tarımsal üretime verdiği destekle kırsalda kalkınmayı güçlendirmeye devam ediyor. BAYRAM: “MANYAS’IMIZA HAYIRLI OLSUN” Üreticilerin bol bereketli bir sezon geçirmeleri temennisinde bulunan Manyas Kaymakamı Mustafa Salih Bayram, “Barajımızın kapasitesi şu anda yüzde yüz dolu durumda. Buradan salınan su ile 150 dönüm arazi sulanıyor. Yaklaşık 2 bin çiftçimize hizmet vermekteyiz. Bölge olarak çok güzel bir kış dönemi geçirdik. İnşallah önümüzdeki dönemi de çok güzel bir şekilde geçirerek çiftçimiz için bol bereketli hasat zamanına da kavuşuruz diye ümit ediyoruz. Balıkesir Büyükşehir Belediyemiz ekiplerince buraya toplandık, güzel bir açılış oldu. Manyas’ımıza hayırlı olsun.” dedi. KARAKOYUN: “TARLA YOLLARINI DA YAPIYORUZ” Çiftçilere bereketli bir sezon dileyen Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Güney Marmara Bölge Koordinatörü Murat Karakoyun, “Öncelikle Ahmet Akın Başkan’ımıza bütün çiftçilerimiz adına teşekkür ediyoruz. Sadece su vermekle iş bitmiyor. Bütün tarla yollarını yapıyoruz. En yakın zamanda da çiftçilerimizle buluşturacağız. Allah herkesin bereketini artırsın.” ifadelerini kullandı. DURU: “ÇİFTÇİLERİMİZE BOL BEREKETLİ HARMANLAR DİLİYORUM” Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın’a çalışmalar ve desteklerinden dolayı teşekkürlerini sunan Manyas Belediye Başkanı Ahmet Duru, “Çiftçilerimize hayırlı, bol bereketli harmanlar diliyoruz.” dedi.
Başkan Akın’dan Çiftçiye Güçlü Destek
Kurban Bayramı tatilinde müzelere yoğun ilgi
BAŞKAN MİRZA MÜJDEYİ VERDİ: BANDIRMA’YA SANAT SOKAĞI!
TÜMÜNÜ GÖSTER →
05.06.2026 13:39
  • Yaz aylarında artan kene vakalarıyla birlikte Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi riski de gündeme geliyor. Nev Sağlık Grubu Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Mustafa Fevzi Özsoy, hastalıktan korunmada erken müdahale ve kişisel önlemlerin hayati önem taşıdığını vurguladı.Yaz aylarının gelmesiyle birlikte kene vakalarında artış yaşanırken, Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı da yeniden gündeme geldi.

Nev Sağlık Grubu Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Mustafa Fevzi Özsoy, özellikle tarım ve hayvancılıkla uğraşan vatandaşların dikkatli olması gerektiğini belirterek, hastalıktan korunmada kişisel önlemlerin büyük önem taşıdığını vurguladı.

KKKA Nedir?

Uzm. Dr. Mustafa Fevzi Özsoy, Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi’nin kenelerin insanları ısırmasıyla bulaşan bir virüs tarafından oluşturulan ve ateş, halsizlik, iştahsızlık, kas ağrısı, baş ağrısı, bulantı, kusma, ishal ve daha ciddi olgularda kanama gibi bulgu ve belirtiler oluşturarak ölümlere neden olabilen zoonotik, yani hayvanlardan insanlara bulaşan bir hastalık olduğunu söyledi.

Hastalığın ilk olarak Kırım bölgesinde, sonraki yıllarda ise Kongo’da tespit edildiğini belirten Özsoy, 1969 yılında bu iki bölgede görülen virüslerin aynı olduğunun anlaşılması üzerine hastalığın “Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi” olarak isimlendirildiğini ifade etti.

“Vakalar Bahar ve Yaz Aylarında Artıyor”

KKKA vakalarının, hastalığın başlıca bulaştırıcısı olan kenelerin aktifleştiği bahar ve yaz aylarında görüldüğünü belirten Özsoy, hastalığın Türkiye’de ilk kez 2002 yılında Tokat’ta tespit edildiğini söyledi.

Hastalığın çoğunlukla İç Anadolu’nun kuzeyi, Orta Karadeniz ve Doğu Anadolu’nun kuzeyinde yoğunlaştığını kaydeden Özsoy, Erzurum, Erzincan, Gümüşhane, Bayburt, Tokat, Yozgat, Sivas, Amasya, Çorum, Çankırı, Bolu, Kastamonu ve Karabük’ün hastalığın yoğun görüldüğü iller arasında yer aldığını dile getirdi.

“Bulaşma Yollarına Dikkat”

Hastalığın ülkemizde başlıca hastalık etkenini taşıyan kenenin tutunması veya bununla temas sonucunda bulaştığını belirten Özsoy, Türkiye’de hastalığın bulaştırıcısı olan asıl kene türünün Hyalomma marginatum olduğunu söyledi.

Özsoy, bunun yanı sıra hastalığın viremik dönemdeki hayvanların veya hasta kişilerin kan, doku ve vücut çıkartılarına korunmasız temas sonucunda da bulaşabildiğine dikkat çekti.

“Belirtiler ve Kuluçka Süreci”

Kuluçka döneminin genellikle 1 ila 3 gün arasında değiştiğini, en fazla ise 9 güne kadar uzayabildiğini belirten Özsoy, enfekte kan, vücut sıvısı ve diğer dokularla temas sonrasında bu sürenin 5 ila 6 gün, en fazla ise 13 gün olabileceğini ifade etti.

“Hastalığın Özel Bir Tedavisi Bulunmuyor”

KKKA’nın özel bir tedavisinin bulunmadığını vurgulayan Özsoy, tedavinin esasını destek tedavisinin oluşturduğunu söyledi. Günümüzde hastalıktan korunmaya yönelik etkinliği kanıtlanmış bir aşı veya etkene spesifik bir ilaç bulunmadığını belirten Özsoy, Türkiye’de hastalığa karşı aşı geliştirme çalışmalarının sürdüğünü kaydetti.

“Her Yıl Nisan-Ekim Arasında Görülüyor”

Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi hastalığının kontrolüne yönelik çalışmaların Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü tarafından yürütüldüğünü ifade eden Özsoy, kişisel korunma önlemlerinin alınmasının hastalığın kontrolünde ön planda olduğunu söyledi.

Türkiye’de KKKA’nın her yıl nisan-ekim ayları arasında görüldüğünü, haziran ve temmuz aylarında ise vaka sayılarının zirveye ulaştığını belirten Özsoy, hastalığın yaklaşık yüzde 4-5 oranında ölümcül seyredebildiğini dile getirdi.

Özsoy, 2002-2024 yılları arasında Türkiye’de 17 bin 132 vaka görüldüğünü ve 819 ölüm kaydedildiğini belirterek, en yüksek vaka sayısının 2009 yılında 1.318 vaka olarak gerçekleştiğini, 2017 yılında ise 343 vakanın tespit edildiğini söyledi. Hastalığın halen ülkemiz açısından önemli bir halk sağlığı sorunu olmaya devam ettiğini ifade etti.

“Risk Altındaki Meslek Grupları”

Hastalığın özellikle endemik bölgelerde yaşayan tarım ve hayvancılıkla uğraşan çiftçiler, çobanlar, kasaplar, mezbaha çalışanları, veteriner hekimler, veteriner sağlık teknisyenleri, enfekte hastalarla temas eden sağlık personeli, laboratuvar çalışanları, hasta yakınları, askerler ve kamp yapan kişiler açısından risk oluşturduğunu belirten Özsoy, bu grupların daha dikkatli olması gerektiğini söyledi.

“Basit Tedbirlerle Korunmak Mümkün”

Kene yönünden riskli alanlara gidilirken vücudu örten kıyafetlerin tercih edilmesi gerektiğini belirten Özsoy, pantolon paçalarının çorap içine sokulmasının ve açık renkli kıyafetlerin kullanılmasının kenelerin fark edilmesini kolaylaştırdığını ifade etti.

Riskli alanlardan dönüldüğünde vücudun dikkatlice kontrol edilmesi gerektiğini vurgulayan Özsoy, kene tutunması halinde çıplak elle temas edilmeden uygun bir malzeme yardımıyla çıkarılması gerektiğini söyledi. Kenenin erken çıkarılmasının hastalığın bulaşma riskini azalttığını belirten Özsoy, kişinin keneyi çıkaramadığı durumlarda en yakın sağlık kuruluşuna başvurması gerektiğini ifade etti.

Hayvanların sağlıklı görünse bile hastalığı taşıyabileceğine dikkat çeken Özsoy, hayvanların kanı, vücut sıvıları ve dokularına çıplak elle temas edilmemesi gerektiğini söyledi.

“Kene Çıplak Elle Ezilmemeli”

Kenelerin uçan ya da zıplayan canlılar olmadığını, yerden yürüyerek insan vücuduna tırmandığını belirten Özsoy, vücuda tutunan veya hayvanlar üzerinde bulunan kenelerin kesinlikle çıplak elle öldürülmemesi ve patlatılmaması gerektiğini vurguladı.

Kenelerin üzerine sigara basılması ya da kolonya ve gaz yağı gibi maddeler dökülmesinin yanlış bir uygulama olduğunu ifade eden Özsoy, bunun kenenin kasılmasına neden olarak virüsü kişiye bulaştırma riskini artırabileceğini söyledi.

“Temas Sonrası Takip Önemli”

Kene tutunan kişilerin 10 gün boyunca halsizlik, iştahsızlık, ateş, kas ağrısı, baş ağrısı, bulantı, kusma ve ishal gibi belirtiler açısından kendilerini izlemeleri gerektiğini belirten Özsoy, bu belirtilerden herhangi birinin ortaya çıkması durumunda vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini ifade etti.

Maruz kalan kişilerin günlük vücut ısısı ölçümü ve haftalık tam kan sayımı da dahil olmak üzere iki haftalık bir izlem sürecinden geçirilmesi gerektiğini kaydeden Özsoy, karantina uygulanmasına gerek olmadığını söyledi. İzlem döneminde ateşli bir hastalık gelişmesi durumunda tanısal testlerin yapılması gerektiğini belirten Özsoy, Ribavirinin koruyucu amaçla kullanımının rolünün ise halen netlik kazanmadığını ve daha fazla çalışmaya ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.

“Çevre Temizliğinde Çamaşır Suyu Etkili”

Çevre temizliği konusunda da bilgi veren Özsoy, sodyum hipokloritin, yani çamaşır suyunun virüse karşı oldukça etkili olduğunu söyledi. Kan ve vücut sıvılarıyla kirlenmiş yüzeylerde 1’e 10’luk solüsyonların kullanıldığını belirten Özsoy, organik materyaller uzaklaştırıldıktan sonra uygulanmasının etkinliği artırdığını ifade etti.

Hazırlanan solüsyonların 24 saat sonra etkinliğinin azaldığını kaydeden Özsoy, bu nedenle günlük hazırlanması gerektiğini ve hazırlanan ortamın iyi havalandırılmasının önem taşıdığını sözlerine ekledi.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.