SON DAKİKA
BandırmaHaber.Com.TR
DİYETİSYEN BETÜL SEZEN
Yazı Tarihi: Oct 30 2018 2:29PM

Polikistik over sendromu (PKOS) doğurganlık çağındaki kadınlarda görülen en yaygın endokrin bozukluklardan biridir. Kısırlığın en sık nedenidir ve sadece kısırlık ve üreme sorunlarına yol açmakla kalmayıp diyabet (şeker hastalığı) gibi metabolik hastalıklar, kalp-damar hastalıkları, tansiyon ve rahim kanseri için risk oluşturmaktadır. Bu yüzden hastalıktan korunma ve tedavisi çok önemlidir ama ondan önce PKOS’ luların büyük çoğunluğunda görülen insülin direncine bakalım.

İnsülin vücudumuzun ana besin kaynağı olan şekerin (glikozun), enerji sağlayabilmek için kandan vücut hücrelerine girmesini sağlayan hormondur. Aynı zamanda büyümede ve erkeklik hormonu salınımında görev alır. Direnç olan kişilerde kan şekerinin hücrelere girmesi daha zordur. Görevini yapamayan insülin daha fazla üretilmeye başlanır ve bu da şekerin kanda birikmesine sebep olur.

Kandaki yüksek insülin sebebiyle artan erkeklik hormonunu sonucu; adet düzensizliği, aşırı tüylenme, sivilce ve yağlı cilt, erkek tipi saç dökülmesi, koltuk altı ve genital bölgede kadifemsi kahverengi renk değişimi ve sivilce gibi problemler ortaya çıkartmaktadır.

Kilo alımıyla birlikte, insülin direncinde ortaya çıkan belirtilerin şiddeti arttığından beslenme düzeninin sağlanması tedavide çok büyük rol oynamaktadır. Aynı zamanda %5 kilo kaybı ile insülin direnci ve testosteron düzeylernde azalma olur, PKOS belirtileri yok olur ve gebe kalma şansı yükselir.

Peki nedir bu beslenme tedavisi, neler yapmalıyız?

PKOS hayatımızda var ve olmaya devam edecek. Bize düşen en önemli görev beslenmemizi düzenlemenin yanında bunu sürdürebilmektir.
PKOS da yağlanma çoğunlukla bel çevresinde olmaktadır. Hayatınıza mutlaka diyetle birlikte egzersiz eklemelisiniz.
Hayat boyu insülin direncine uygun beslenmeniz gerekmektedir. En az iki ara öğün ve 3 ana öğün şeklinde beslenerek insülin direnciyle birlikte yavaşlayan metabolizmanızı hızlandırmanız gerekmektedir. Özellikle kahvaltı olmak üzere öğün atlamamalısınız.
Karbonhidrattan ve yağdan az proteinden yüksek beslenmelisiniz. Fındık, fıstık, badem, avokado gibi sağlıklı yağları diyetinize ekleyebilirsiniz.
Meyveler yasak değildir. Ancak glisemik indeksi yüksek sebze ve meyvelerden uzak durmalısınız. Muz, üzüm, dut, kavun, karpuz, incir, kuru meyveler, patates, havuç, bezelye, balkabağı, mısır, beyaz un, beyaz pirinç gibi besinlere dikkat etmelisiniz. Günde 2-3 porsiyon meyve veya kuru meyve tüketebilirsiniz ancak kan şekerindeki ani yükselmeleri önlemek için meyvelerinizin yanına süt grubu veya kuruyemişleri eklemeyi unutmayınız.
Ödem sıklıkla yaşanmakta olup çay, kahve, bitki çaylarını kısıtlayıp günlük su tüketiminizi arttırmalısınız. En az 2- 2,5 litre su tüketmelisiniz. Tuz yerine baharatları tercih edebilirsiniz.
Tatlı ve hamur işlerini hayatınızdan çıkarmalısınız. Canınız tatlı istediğinde sık olmamak şartıyla sizin için en masum olabilecek %80 kakaolu bitter çikolatadan 1-2 kare tercih edebilirsiniz.

Copyright © 2016 - Bandırma Haber.Com.TR