SON DAKİKA
BandırmaHaber.Com.TR
LEVENT KARAÇAY
Yazı Tarihi: Jun 9 2018 4:15PM

Okumayan, araştırmayan, sorgulamayan insanlar her zaman başkalarının aklına ihtiyaç duyarlar. Ve bu bir süre sonra öyle bir hal alırki, kronikleşerek alışkanlığa dönüşür. Eğer inandığı kişi kötü niyetliyse işte sıkıntı o zaman başlar ve geri dönüşü mümkün olmayan sonuçları ortaya çıkar. Çünkü inanmıştır ve o inandığı kişi ne söylerse söylesin doğru olduğunu kabul eder.

Bu durum işin bir tarafı. İşin diğer tarafı ise daha vahim olanıdır. Başkalarını her zaman yalanlarıyla kandırmayı görev kabul eden taraf ise ne yazık ki bir süre sonra kendi söylediği yalana inanır ve o yalan hem kandırdığı kişinin hemde kendisinin doğrusu olur.

Bu duruma tıp dilinde Mitomani denir. Mitomani; kişilerde kendi söylediği yalana inanma hastalığıdır. Bu tür hastalar hatalarını örtmek için sürekli yalana başvururlar. (Bu konuda ki desteğinden dolayı arkadaşım Psikiyatri Uzmanı Doktor Deniz Yıldız’a teşekkür ediyorum)

Ne yazıkki ülkemizde son zamanlarda en çok yaşanan durum bu!

Birileri sürekli yalan söylüyor ve inananlarda onun doğru olduğunu düşünerek onu destekliyor. Çünkü birilerinin aklına ihtiyaç duyan kişi okumuyor, araştırmıyor ve sorgulamıyor. Neden böyle zahmetlere girsin ki, nasıl olsa birileri onun adına bunları yapıyor.

Ankesörlü telefonların yaygın olarak kullanıldığı bir zamanda, kendini akıllı sayan (Kurnaz) bir vatandaş telefon açmak için bir kulübenin önüne gelir.

Ancak kulübede öyle bir sıra vardır ki kısa süre içerisinde telefon açması mümkün değildir. Bu durumun farkına varan bizim uyanık vatandaş en öne geçmenin bir yolunu aramaya başlar. Ancak kimse ona sırasını vermeyi kabul etmez.

Bizim akıllı vatandaşımız bir süre gözden kaybolur. Kısa bir süre sonra her tarafı unla kaplanmış bir şekilde tekrar gelen uyanık vatandaş, kulübede sıra bekleyenlere seslenerek ‘arkadaşlar duydunuz mu? Aşağıdaki fırın bedava ekmek dağıtıyor’. Sıra bekleyen herkes biranda bedava ekmek alabilmek için koşarak kulübeden uzaklaşıyor.

Bu uyanık yalancı vatandaş ise; yaptığı uyanık davranış sonrasında elde ettiği ödülünü almak için kulübeye giriyor. Telefon açmak için Ankesöre jetonunu tam atacakken birden kısa bir süre duraklayarak, ‘ yaa şimdi içime bir kuşku düştü. Ya gerçekten bedava ekmek dağıtıyorsa’ diyerek hemen elinde ki telefonu hızlı bir şekilde atıp, oda söylediği yalanın doğru olduğunu düşünerek, yalan söyleyerek gönderdiği kişilerin gittiği yöne doğru koşmaya başlıyor… 

İşte bu fıkrada da olduğu gibi, seçim yaklaştıkça televizyonlarda, sosyal medyada veya çevremizde sürekli yalan söyleyen bir kesim ve bu yalanları doğru olarak kabul eden başka bir kesim var. Öyleki yalan söyleyen bir süre sonra söylediği yalanın doğru olduğunu kabul ediyor. Yalancıya inanmışlar ise zaten yalan söyleyen kişinin hiçbir zaman yalan söylemeyeceğine inanıyor.

Sonuç; oku, araştır, sorgula. Allah sana akıl vermiş. Başkasının aklına (yalanlarına) ihtiyacın yok.

Copyright © 2016 - Bandırma Haber.Com.TR