SON DAKİKA
BandırmaHaber.Com.TR

Bu Depremler Büyük Depremin Habercisi mi ?

Bu Depremler Büyük Depremin Habercisi mi ?

26 Eylül 2019 tarihinde saat 14.00'da İstanbul Silivri açıklarında 6.0 şiddetinde tekrar bir deprem meydana geldi. Ard arda yaşanan bu iki depremin artçı mı öncü mü olduğu merak ediliyor. Profesör Doktor Şükrü Ersoy, Cumhuriyet Üniversitesi Öğretim Üyesi Profesör Doktor Orhan Tatar, Gazi Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Süleyman Altan ve Yıldız Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Yıldırım CNN Türk canlı yayınında değerlendirmelerde bulundu.

Profesör Doktor Şükrü Ersoy şunları söyledi: " Bu tabii büyük marmara depreminin ayak sesleri olabilir. Bu yer kabuğunu kırabilecek bir büyüklüğe sahip değil. Öncü müdür bilmemiz mümkün değil. Vatandaşların bir süre sokakta nefes almalarında fayda görüyorum. Eninde sonunda da büyük deprem de gelecektir.'' dedi. Cumhuriyet Üniversitesi Öğretim Üyesi Profesör Doktor Orhan Tatar da yaptığı açıklamada "Az önce verdiğim bilgi, bugün sabah 06.00'da meydana gelen bir deprem bilgisini vermiştim. Bugün meydana gelen bölgenin etrafında 6 tane deprem var. Bu aslında çok olağan bir durum. son 30 güne yaydığımızda yine benzer bir tablo ortaya çıkıyor. Büyüklüğü 2 ve üzerinde olan çok sayıda deprem meydana geliyor. Tabii bu şu anlama gelmiyor: İstanbul'da bir deprem beklentisi var. Bilimsel bulgular bunu işarete ediyor. Biran önce kentsel dönüşüm ve benzeri çalışmalar tamamlanmalı" ifadelerini kullandı.

 

Gazi Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Süleyman Altan ise CNN TÜRK canlı yayınında açıklamalarda bulundu. Altan "İstanbul'u 19 Ağustos depreminden beri konuşuyoruz. Marmara'nın altındaki fay hattının hem kuzey hem güney kolunun tüm aktivitelerini takip ediyoruz. İstanbul'un yaşayacağı er ya da geç yaşayacağı depremin hasarlarını azaltmaya yönelik bir katkı sağlayacağına inanıyoruz. Henüz arzulanan seviyeye gelmedik ne yazık ki. Marmara'daki çalışmalar gösterdi ki 4.6 ve daha küçük depremlerin olacağı kesin.Tam da Silivri'nin güneyinde kırılmamış bir kesim var. bu 50-70 km uzunluğunda bir parça olarak tartışılıyor. Burası kırılırsa 7.0'den büyük bir deprem İstanbul'un batısında yaşanacak. Umuyorum ki bu fay hattı tamamen kırılmasın ve büyük bir sarsıntı yaşamayalım. Ama bunun yaşanma ihtimali de var" dedi. Yıldız Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Yıldırım ise Büyükçekmece ile Tekirdağ arasındaki hatta dikkat çekti.

 

Yıldırım "Marmara'daki fayın bir kolu hareket etmiştir. Büyüklüğü fazla olmayan bir deprem. Daha çok dikkat edilmesi gereken, kırılacak kesimin Büyükçekmece ile Tekirdağ arasındaki hat. O çok önemli. Depremin ne zaman olacağı, kaç büyüklüğünde olacağı değil bina temellerimizin sağlam olması gerekiyor. Şartnameye uygun yapılan binalarımızda deprem sırasında dışarı çıkmasına gerek yok. Sığ bir deprem yaşandı. Sahillerde daha çok hissedildi. Ana karada bu çok hissedilmedi. Büyük hasar verecek bir deprem değildi" dedi.

 

Boğaziçi Üniversitesi (BÜ) Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Bölgesel Deprem-Tsunami İzleme ve Değerlendirme Merkezi Müdürü Dr. Doğan Kalafat, "Küçük depremler hiçbir zaman büyük depremin enerjisini almazlar. Büyük deprem üretme potansiyelinin çok yüksek olduğunu ve hazırlık safhasında olduğunu bize işaret ediyor. Bu büyüklükteki bir depremin canlılar ve doğa üzerinde çok büyük bir etkisi yoktur.

 

Yani herhangi bir hasar ve can kaybına neden olması beklenmemektedir." dedi. Boğaziçi Üniversitesi (BÜ) Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Bölgesel Deprem-Tsunami İzleme ve Değerlendirme Merkezi Müdürü Dr. Doğan Kalafat, "Bu bölgede her yıl yaklaşık bine yakın deprem oluyor. Dolayısıyla bu da nadir de olsa yılda birkaç tane olabilecek depremlerden biri ama bu deprem bizi rehavete sokmamalıdır. Bize bu coğrafyada muhakkak her an deprem olacakmış gibi hazırlıklı, dayanıklı, dirençli bir toplum olmamızı öngörüyor. Marmara Denizinde iki önemli sistem bir şekilde çarpışıyor. Dolayısıyla hangisinin daha güçlü olacağı konusunda bir sonuç vermemiz gerekirse, burada ağırlıklı olarak Kuzey Anadolu Fayı'nın daha tehlikeli olduğu ve daha büyük deprem üreteceğidir." ifadelerini kullandı.

 

Boğaziçi Üniversitesi (BÜ) Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Bölgesel Deprem-Tsunami İzleme ve Değerlendirme Merkezi Müdürü Dr. Doğan Kalafat, "Marmara'da beklediğimiz depremler 6 ile 7 civarındaki depremlerdir. Bunlar depremin olacağı parçanın özelliğine bağlı olarak değişebilir. Biz bu depremin hangi kolda olacağını bilemiyoruz ama iki kolda da olabilir, hangisinin önce olacağı konusunda bir şey söylememiz söz konusu değil. İkisi de önemli derecede tahribata ve kısmen de olsa yaralanmalara, can kaybına neden olabilir." şeklinde konuştu.

 

Boğaziçi Üniversitesi (BÜ) Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Bölgesel Deprem-Tsunami İzleme ve Değerlendirme Merkezi Müdürü Dr. Doğan Kalafat, ''Küçük depremler hiçbir zaman büyük depremin enerjisini almazlar. Büyük deprem üretme potansiyelinin çok yüksek olduğunu ve hazırlık safhasında olduğunu bize işaret ediyor. Kuzey Anadolu Fayı, 1999 depremleri öncesinde de aynı şekilde aynı özellikleri taşıyordu. Kuzey Anadolu Fayı büyük deprem üretmeden önce önemli deprem aktivitesine sahipti. Ama bunlar hiçbir zaman büyük depremin enerjisinin hiçbir şekilde sıfırlamaz. O büyük deprem olacak." diye konuştu. Olası Marmara depreminin 7 civarında olacağını belirten Boğaziçi Üniversitesi (BÜ) Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Bölgesel Deprem-Tsunami İzleme ve Değerlendirme Merkezi Müdürü Dr. Doğan Kalafat, "Ama bu hiçbir zaman 17 Ağustos depremi büyüklüğünde olmayacak veya Erzincan gibi 1939 depremi gibi 7,9'lar gibi olmayacak." dedi. Boğaziçi Üniversitesi (BÜ) Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Bölgesel Deprem-Tsunami İzleme ve Değerlendirme Merkezi Müdürü Dr. Doğan Kalafat, doğa olaylarının hiçbir zaman yüzde 100 konuşulamayacağını kaydederek, buna rağmen doğa olaylarını iyi takip edip mevcut bilgilerin iyi değerlendirilmesinin çok önemli olduğunu ifade etti.

 

Boğaziçi Üniversitesi (BÜ) Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Bölgesel Deprem-Tsunami İzleme ve Değerlendirme Merkezi Müdürü Dr. Doğan Kalafat, "Depremin büyüklüğü artıkça depremin tahrip gücü de artmaktadır. İkincisi, maalesef Marmara Denizi'ndeki kaynaklar şehirlerimize çok yakın. Depremin merkezi ne kadar yakınsa o kadar etki alanı fazla olacaktır. Üçüncüsü, depremin derinliği. Sığ odaklı depremler ülkemizi çok olumsuz olaylarını yani Japonya depremleriyle mukayese edemezsiniz. Japonya'daki depremler 600 kilometre derinliğe kadar iner. Onların yüzeydeki ve tahrip alanları daha azdır. Ama bizimkiler çok sığ olduğu için tahrip gücü çok fazladır. Diğer olumsuzluk da zemin koşulları. Zemin koşullarına uygun yapı tasarımları yapılması gerekir." şeklinde konuştu.

 

Boğaziçi Üniversitesi (BÜ) Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Bölgesel Deprem-Tsunami İzleme ve Değerlendirme Merkezi Müdürü Dr. Doğan Kalafat, "Bölgede irili ufaklı depremler farklı kaynaklardan da olsa çalışırlar. Bunlar bu bölgenin doğal süreci içerisinde değerlendirilmeli. Ama bu hiçbir zaman 'Deprem olmayacak, rahat edelim' anlamına gelmiyor. Bu, bize burada yaşayacaksak bu coğrafyanın tamamında aktif fayların olduğu ve bunların deprem potansiyellerinin yüksek olduğunu bize ifade ediyor. Yapmamız gereken deprem anında, öncesi ve sonrası neler yapmamız gerektiğini bilinçli bir şekilde birey olarak, aile olarak, mahalle olarak toplum olarak ortaya koyabilmemiz. Mesela aile afet planı dediğimiz deprem öncesi her ailenin bir afet planı olmalı. Çünkü elektrikler belli bir yükten sonra kesilecektir. Bu büyük depremden sonra artçı depremler de olacaktır. Aile olarak tahliye planlarımız olmalı ve depremde eğer çok katlı binalarda yaşıyorsak aşağıya inme şansınız olmayacak. Üst katlar çok sallanacak.

 

Bu üst katlarda herhangi yapısal olmayan tehlikeli unsurları sabitlememiz ve onların vereceği zararları en aza indirmemiz gerekmektedir." dedi. Boğaziçi Üniversitesi (BÜ) Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Bölgesel Deprem-Tsunami İzleme ve Değerlendirme Merkezi Müdürü Dr. Doğan Kalafat, "Bu depremlerden çıkardığımız şudur; Marmara'da gelecekte önemli bir deprem bekliyoruz. Bu deprem yakın bir gelecekte olacaktır. Yakın gelecek derken de bunu 10'lu yıllar olarak telaffuz etmek lazım. Depremin tehlikesi bu bölgede bellidir ama alacağımız önlemlerle depremin riskini en aza indirebilmek mümkündür. Burada yapmamız gereken, eğer bu coğrafyada yaşıyorsak muhakkak deprem bilinci yüksek, afet bilinci yüksek bir toplum haline gelebilmemiz ve depreme dayanıklı binalarda oturmamız gerekir." diye konuştu.

 

Boğaziçi Üniversitesi (BÜ) Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Bölgesel Deprem-Tsunami İzleme ve Değerlendirme Merkezi Müdürü Dr. Doğan Kalafat, "Büyük deprem sonrasında bilmemiz gereken başka husus da artçı depremler olacaktır. Tahliye ederken de güvenli tahliye olması gerekir. Doğalgaz vanalarını kapatıp artçı depremlerin geçmesini güvenli bir şekilde beklememiz gerekir. Bu deprem 'Ben hazırlık yapıyorum. Bu coğrafyada yaşıyorsanız muhakkak tedbirli ve hazırlıklı, bilinçli bir toplum olun' mesajını vermektedir." şeklinde konuştu.

 




Haber Tarihi : 9/26/2019 3:05:43 PM
BANDIRMA'DAKİ DİĞER HABERLER İÇİN TIKLAYINIZ...





Copyright © 2016 - Bandırma Haber.Com.TR